Teslanın Sırrı Ve Haarp Projesi

admin tarafından Per, 09/29/2011 - 13:54 tarihinde yayınlandı

Teslanın kayıplara karışan sırrı

Batı bloku sefaretlerince, belirli bilimsel çevrelerde ve gizli haberalma Örgütlerindeiki yıldır acayip fısıltılar dolaşmaktadır. Söylentiler çesitli, fısıldaşmaların adedi fazla fakat söylentilerin etrafında toplandığı fikir tektir: Sovyetlerin yeni tip bir fizik geIiştirdiği!

Bu söylentilerle bağdaştırılan tek kelime ise Tesla'dır.
Tesla'yi, yeni ve son derece gizli bir projenin kodu sanmayın sakın. Bu sadece, 1856'da Yugoslavya'da dogmuş bir ilginç kişinin
adı idi.

Evet, Nikola Tesla, eşine ancak bir asırda bir rastlanan güçlü dahiler'den biriydi. Solgun benizli, silik görünümlü, sar'aya tutulmuş bir çocuktu. Nitekim, şiddetli bir sar'a nöbeti sonucu beynine ne olduysa oldu ve Tesla cisimleri sanki dört boyutlu olarak görmeğe başladı. Örneğin, yapmayı tasarladığı bir şeyi, o şey ne kadar karmasık olursa olsun, en son vida ve somununa kadar, gözünün önunde canlandırabiliyordu. Aradan aylar, yıllar geçtikten sonra da, belleğinde tuttuğu bu hayali, istediği açıya uygulayıp, herhangi bir parçanın durumunu ve büyüklüğünü, bir kitaptan okurmuşçasına, söyleyebiliyordu. Tesla, o zaman için yeni olan elektrik bilimi ile adeta büyülenmişti. Paris'te tahsil gördü ve daha sonra kendi bu alanda keşiflere başladı. 1884 yılında Amerika'ya giden Tesla l9l2 de Nobel Odülünü kazandı. Tesla gibi, kendini yeni boyutlarda öncü gören birinin, şunu bunu keşfetmek günlük bir olay, sadece bir kazanç kapısı idi.

"Tesla Magnifying Transmitter" Prensibi

Nitekim üzerinde çalıştığı projelerinin bazıları arasında sis'in dağıtılması, telsiz enerji nakli, yüklü partiküllerle dolu bir perde sağlamak, ve hepsinden önemlisi yervüzü ikliminin kontrol altına alınmasi konuları vardı.
Tesla bütün bunları birbirinden ayrı gelişmeler olarak görmeyip, yeni ve tek bir prensibin, kendi TMT = Tesla Büyütücü Vericinin uygulanması olarak görüyordu.

Acaba yenilikler doğuracak bu prensip neydi? En basit bir deyimle, yeryüzü atmosferinden sınırsız, tüketilmemiş enerjinin, arzu üzerine sağlanabilmesi idi. İçinde yaşadığı zamanın teknolojisini delillerle çürüten bir Nobel Ödülü sahibi için dahi bu biraz fazla görülüyordu. Büyük mucidin bir kısır döngü içinde olduğuna inanmağa başladılar. Tesla'nın bu gibilere cevabı pek etkili idi. 1900 yılında, Rocky Mountaıns'de 200 karbon lifli, 10 Kilowat'a gerek gösteren birsantral kurdu ve bunu, 25 mil ötedeki bir güç kaynagından ateşledi. Hem de arada hic bir nakil ile atmosferin üst tabakası arasında iki milyar volt hattı olmaksızın.

Bunu nasıl yaptığı bir sır olarak kaldıysa da, bir keşife dayandırıldığı açıktır. Yeryüzü yuzeyi civarında bir elektriki güç mevcuttur. Tesla iddia ediyordu ki bu güç, eğer doğru frekansı bilinirse, harekete geçirilebilir ve böylece ayni frekansa ayarlanmış bir araca sınırsız enerji çekilebilir. Nitekim iki parmagı arasinda tuttuğu, frekansı ayarlanmiş bir lamba ile bu iddiasinin uygulamasını gösterdi: Lamba yanıyordu!

Tesla öldüğü zaman arkasında bıraktığı binlerce dokümanın, arz ile ilgili çalışmalar üzerinde olduğu sanılıyordu. Bunların tümü Belgrat'daki Milli Müzeye gitmedi. Acaba bazıları Rusya'yamı aktarılmıştı? 1976 Ekimi'nde dünya radyo ve radar sistemleri tamamen yeni tipte bir "parazit" ile kesintiye uğratılıyordu. Batılılar Latvia'daki Riga kaynağını hemen tesbit edip Rusya'yi protesto ettiler. Rusların cevabı ise, birkaç frekans denemesi yaptıkları ve bu denemelerin de artık tamamlanmış olduğu yolundaydı. Fakat iki ay sonra "parazitler" yeniden, hem de daha şiddetli olarak başladı. Dünyanın her tarafından, cesim, 1000 mil uzunluğunda, ve saniyede 4 ila 26 varpa gücünde "sabit dalgalar"ın varlığı rapor ediliyordu.

1977 başlarında, hava uzmanları Amerika'nın Batı Sahiline uzanan "engelleyici etki" ile Doğu sahilinde ve Finlandiya'ya kadar uzanan Rus Polonya sınırında aynı şekilde "demir perdeler"invarlığını bildiriyorlardı. İşte bu "engeller" havanın normal akımını durduruyordu.
Dünya iklimi üzerine etki yapan bu eşiklerden herbirinin, çok büyük elektromagnetik enerji "engel dalgaları" ile birleştiği keşfedilince bilim adamlarının alınları alarm ile çatıldı.
Bunlar gerçekten birbirleriyle ilgilimiydi? Görüşler bu hususta değişiyordu fakat gerçek olan birşey vardı: bu gizili dalgalar ve dokunulmaz "engeller" devam ettikçe dünya iklimi büyükdeğişmelere uğradı. Miami'ye kar yağdı. Su baskınları Avrupayı silip süpürdü.

Tesla Yıldırımları

Rusyada Neler Oluyor?

Garipleşen tek şey iklim değildi. Amerika'nın Rus nükleer deniz altılarını uydulardan izleme sistemi ışıldamağa başladı. İlk olarak Amerikalılar bunun "doğal nedenlerle" olduğunu ilan ettilerse de, sonradan iki Amerikan uydusunun "elektron ışın teknolojisi" ile imha edildiğini itiraf ettiler .
Yani bu Rusların Tesla Prensibini çözdüğü mü demek oluyordu? Bazı kaynaklar bu kanıdalar, ve bu da onları korkutuyor. Rusya'nın, Cenevre Silahsızlanma Konferansı (1977 Agustos'u) ilgili Komitesine sundukları ön teklifleri çok şaşırtıcı idi. Bazıları o kanıya vardılar ki, eğer Rusya yasaklanmasını arzu ettiği bazı araştırma projelerini kullanabileceğini düşünüyorsa -bunları yasa dışı bırakmağı araştırmak şöyle dursun -üzerinde hiç durmamağa dikkat ederlerdi. Genel kanı odurki, Ruslar Tesla'nın marifetlerini ortaya dökmeğe başladılar ama tam vaktinde de durdurmağı başardılar.
Birçok ülke şimdi açık veya kapalı şekilde Tesla'nın kayıp sırrı üzerinde çalışmaktadır.

Eğer herhangi biri Tesla'nın sırrını kısmen veya tümüyle çözerse dahi bunu Tesla'nın tasvip edeceği şekilde kullanmayacakları belli.
Büyük Yugoslav ürkek iç güdülerinde insan ırkı için sadece yarar görüyordu.
TMT'si için şöyIe diyordu: "İnsanlık bütünleşecek, savaşlar imkansızlaşacak, ve sulh en üstün saltanatını sürdürecek".

Günümüzde artık kimse böyle bir iddiaya girecek durumda değil.

BİLİM ve TEKNİK (Nisan 1979 sayı 137)